Bugün : 23 Temmuz 2019, Salı
BINANCE.COM Kripto Para Al - SatDünyanın en büyük kripto para borsasında işlem yapın, kazanmaya başlayın.

Tasarruf nedir?

Tasarruf, İdare ile kullanmak. Sarfetmek. Tutum. Sâhib olmak. İdare etmek. Sâhiblik. Kullanma hakkı. * (Para veya mal) artırma. * Bir şeye karışıp müdahale etme.

Osmanlıca TasarrufTasarruf Hakkında BilgiTasarruf Kelime AnlamıTasarruf Ne Demek?Tasarruf Ne Demektir?Tasarruf Nedir?Tasarruf Osmanlı TerimiTasarruf Türkçe AnlamıTasarruf Türkçe KarşılığıTasarruf Türkçesi

"Tasarruf" terimine benzer Osmanlıca terimler

Tasarrufan : Tasarruf ve tutum gayesiyle. İktisad maksadıyla.

Tasarrufât : (Tasarruf. C.) Tasarruflar.

Yed-i tasarruf : Sahibolma, sâhiblik.

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenebilirsiniz.

Osmanlı sözlüğü içerisinde merak ettiğiniz Osmanlıca kelimenin Türkçe anlamını öğrenmek için, arama formunu veya harfe göre sıralamayı kullanın.

Osmanlı terimler sözlüğünde en çok aratılan Osmanlıca kelimeler

Safh : Suç bağışlama, dostluk etme. Günah ve cürmü afveyleme. * Bir şeyin bir tarafı. * Bir şey içirme. * Yüz çevirme.

Ferd : Tek, bir, yekta. Eşi, benzeri olmayan. Bîhemta olan.(Kâinatın âlemleri, envâları ve unsurları öyle birbiri içine girift olarak girmiştir ki, kâinatın hey'et-i mecmuasına mâlik olmayan bir sebeb hiçbir nev'ine, hiçbir unsuruna hakiki tasarruf edemez. Adeta İsm-i Ferd'in cilve-i vahdeti, bütün kâinatı bir vahdet içine almış; herşey o vahdeti ilân ediyor. Meselâ: Bu kâinatın lâmbası olan Güneşin bir olması, umum kâinat, birinin olmasına işaret ettiği gibi; zihayatların çevik ve çalak hizmetçileri olan hava unsuru bir olması.. ve aşçıları olan ateş bir olması.. ve zemin bahçesini sulayan bulut süngeri bir olması.. ve umum zihayatın imdadına yetişen yağmur bir olması ve her yere yetişmesi.. ve ekser hayvanat ve nebatat taifelerinin herbiri umum zemin yüzünde serbest yayılmaları, vahdet-i nev'iyeleri ve meskenleri bir bulunması; gayet kat'i bir surette işaretler, şehadetlerdir ki; meskenleri ile beraber umum o mevcudat, bir tek Zatın malı olduğuna delâlet ederler. İşte buna kıyasen, bütün kâinatın böyle birbirine girift olan envâları mecmu kâinatı öyle bir küll hükmüne getirmiştir ki, icad cihetiyle tecezzi kabul etmez. Umum kâinata hükmü geçmiyen bir sebeb, Rububiyet cihetiyle ve icad keyfiyetiyle hiçbir şeye hükmedemez ve bir tek zerreye Rububiyetini dinlettiremez. L.)

Ziff : Deve kuşunun yeleklerinin küçüğü.

Taharet : Temizlik. Nezafet. Temizlenmek. * Fık: Habes, necaset denilen maddeten en pis şeylerin veya hades denilen şer'î bir mâninin zevalidir.

Muksim : (Kasem. den) Yemin edilecek yer. * Yemin eden, kasem eden.

Tehekku` : Teveccüh etmek, yönelmek.

Habcame : f. Gecelik ve pijama gibi gece uyurken giyilen elbise.

Nagiz : Şaşırdığında başını sallayan kimse. * Kürek başında olan kıkırdak.

Şaygan : f. Uygun, lâyık, münâsib, sezâ. * Bol, çok, mebzul.

Tek : f. Koşma, seğirtme.

Sosyal Medyada Paylaşın

Etiketler

Tıp Terimleri, Osmanlı Terimleri, Posta Kodları, Takıcı Bacı, Katalay